“Kavak ağacından nar, çirkef adamdan ar beklenmez!..”
Sırdaşı Dürdane’nin sözleri aklına geldi Gülşah’ın… “Uyanık ol kızım…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Sırdaşı Dürdane’nin sözleri aklına geldi Gülşah’ın… “Uyanık ol kızım…
Doğan da attan inmiş biricik refikasını bekliyordu… Nikâhlısının mühim bir vazife için gideceğini babasından öğrenmişti Gülşah…
Bu, bir, muvaffakiyetin zirvesindeyken düşmenin, kaybetmenin azap, elem, işkence, intikam destanıydı. Ne kadar sürdü kimse anlayamadı…
Yeni köşkün müdavimleri mest olmuştu. Bu gece haşhaş almadıkları hâlde sarhoştular, ayakta duramayacak kadar…
Doğan Bey hürmetle elini öpüp başına koydu. Esas duruşta diyeceklerini, emirlerini bekledi…
Bahçe, bakımlı ve eşsiz bir güzelliğe sahipti. Usta bahçıvanların elinde âdeta rengârenk çiçek tarlasına dönüşmüştü…
Hadiselerin sağlıklı neticelenmesi için uzun zamana yayar, asla gevşemez, gevşetmez ve görmezlikten gelmezdi Yıldırım Han… Yıldırım Han, işi hiç aceleye getirmezdi…
Erkara, toplantının baş mimarı olarak oldukça şımarıktı. Padişah-ı şahanelerinin iltifatlarına mazhar olmuş, Doğan’ı bir adım daha geride bırakmıştı…
Evet yanlış görmüyordu. Ümidi, istikbali, kahramanı, canı, cananı, hayat arkadaşı, örnek insan, sevgili Doğan’ı bir adım ileride onu bekliyordu…