Bursalılara tanıtılan zat, vaazını yaparken bir dalgalanma oldu!
Cemaat de nefeslerini tutmuş, huşu içinde her kelimesini kaçırmamaya çalışıyordu. Anlatılan mevzu insanı heyecanlandırıyordu…
"Yazar hakkında henüz detaylı bir biyografi eklenmemiş."
Cemaat de nefeslerini tutmuş, huşu içinde her kelimesini kaçırmamaya çalışıyordu. Anlatılan mevzu insanı heyecanlandırıyordu…
Doru at, rahvan yol alırken Doğan Bey, fermanda okuduklarını içinden tekrarlıyordu. Kulaklarında Yıldırım Han’ın sesi yankılanıyordu…
Sırdaşı Dürdane’nin sözleri aklına geldi Gülşah’ın… “Uyanık ol kızım…
Doğan da attan inmiş biricik refikasını bekliyordu… Nikâhlısının mühim bir vazife için gideceğini babasından öğrenmişti Gülşah…
Bu, bir, muvaffakiyetin zirvesindeyken düşmenin, kaybetmenin azap, elem, işkence, intikam destanıydı. Ne kadar sürdü kimse anlayamadı…
Yeni köşkün müdavimleri mest olmuştu. Bu gece haşhaş almadıkları hâlde sarhoştular, ayakta duramayacak kadar…
Doğan Bey hürmetle elini öpüp başına koydu. Esas duruşta diyeceklerini, emirlerini bekledi…
Bahçe, bakımlı ve eşsiz bir güzelliğe sahipti. Usta bahçıvanların elinde âdeta rengârenk çiçek tarlasına dönüşmüştü…
Hadiselerin sağlıklı neticelenmesi için uzun zamana yayar, asla gevşemez, gevşetmez ve görmezlikten gelmezdi Yıldırım Han… Yıldırım Han, işi hiç aceleye getirmezdi…